Kutlama Günleri Neşe mi Hüzün mü

Gönerdiliyor
Kullanıcı Oyları
0 (0 Oylar)

Kutlama Günleri Neşe mi Hüzün mü?

 

Anneler, babalar, kızkardeşler, çocuk hakları, deniz bayramı, kadınlar günü, anneler günü, babalar günü, madenciler günü, orman haftası, … baktığımızda ağırlıkla gün-ler, kaybolanların değerini hatırlayabilmek için kutlama günleri.

 

Ö ğ r e t  Acısızlığı

 

Toplasak tüm ülkelerin ve saysak trilyonlarca gün(ü) var, kutlanacak yer yüzünde.

Endüstürinin bugün ne kadar satış yaparız diyen satıcıları ile şekilciliğin içinde kaybolan diğer çoğunluğun, karşılaştığı arena meydanında.

 

Hep isterim ki, tek günümüz olsa, doğum günü ve olağan şekilde gelecek olan ölüm günü yeter biz insana.

 

Türkiye’de Kutlanan Günler

kutlama-gunleri-nehissettinseo-1-scaled Kutlama Günleri Neşe mi Hüzün mü Gün  *

 

O Günlere Bakınca Görülenler

kutlanack-gunler-nehissettinseo-scaled-e1574921650252 Kutlama Günleri Neşe mi Hüzün mü Gün

Bu günlerden en acı vereni, Dünya Barış Günü, öyleymiş, şöyleymiş, falanmış, filanmış.

Hep olmayan şeylerin günü var.

Geçmişinde savaş olmamış ülke yokken ve halihazırda birçok ülke savaş içinde iken!

 

Dünya Sigarayı Bırakma Günü’ne bakalım bir de.

“Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) paylaştığı verilere göre, sadece 2018 yılında, 18.1 milyon insana kanser teşhisi konulurken, 9.9 milyon kişi kanserden hayatını kaybetti.” (Aydınlık)

Bu anma, kutlama, dikkat çekme adına ne derseniz deyin, o gün de pek etkili olmamış. 🙁

 

Dünya Su Günü. Üç tarafı denizlerle çevrili, ülke dışından ülkemize giren ve ülkemizden çıkan nehirler, akarsular, ülkemizde olan göller, vb. var iken, Türkler için ne diyorlar biliyor musunuz?

Su akar Türk bakar. Su cenneti ülke bireyleri olarak, suya ve suyumuza verdiğimiz değer böyle.

 

Dünya Sağlık Haftası (07 Nisan)

Sağlık Haftası (07-13 Nisan)

Sağlık ve Sosyal Güvenlik Haftası (08-14 Nisan)

3 tane sağlık hatasını 1 hafta yapmayarak israfın dibine vurup, organize olamayıp,

Dünya Tasarruf Haftası’nı (31 Ekim) kutlamak değişik bir duygu olsa gerek.

 

İlkokulda iken şöyle bir oyun vardı, öğretmenlerin bize öğrettiği ve sahneye çıkıp oynadığımız bir monolog;

-Anayol var da babayol niye yok, Anamur var da Babamur niye yok, ana fikir var da baba fikir niye yok…giden.

Şimdi, Avukatlar GünüEbeler Haftası, Hemşireler Haftası, Dünya Hostesler Günü, Öğretmenler Günü olarak meslek grupları günü varken, Kasaplar, Camcılar, Süpürgeciler, Kırtasiyeciler, Gözlükçüler, Doktorlar, Elektrikçiler… vb. meslekler grupları, –niye onlar var da bunlar yok- demez mi?

Doktorlar günü var, o da Tıp Bayramı diyenler olabilir, Tıp Bayramı içine hemşireler doğal olarak dahil olmaz mı? Evetse, niye ayrı? Hayırsa anesteziciler, temizlikçiler, tıbbi atıkçılar, laborantların… niye ayrı günü yok?

 

Düşünürsek ince ince, sanırım en son Dünya Felsefe Günü’ne kadar geliriz, onda da –felsefe yapma derler– hakaret niyetine. 

 

Kral Çıplak Deme Günü’nü Duymadınız mı?

Gün’ler, özel günler, gün kutlamaları, gün anmalarının, içi baştan mı boştu sonradan mı boşaltıldı bilmiyorum. Ben dünyaya geldiğimde bütün gün’ler vardı.

 

Krallar çıplak dolaşıyor.

Kimselerimiz giyinik olmadığını ve hatta giyinmesi gerektiğini söylemiyor ama düşünüyor. 

Onun yerine kralla beraber bizler de soyunuk gezmeyi tercih ediyoruz, giyinik olduğumuz hayali ve sangısı ile.

 

Gün’lerden dönelim, bulunduğum İstanbul’a, henüz İstanbul’a kar düşmedi, evsizler bulundukları yerlerinden alınmaya, bakılmaya, yedirilmeye, kollanmaya, korunmaya ve evli yapılmaya değer değiller.

 

Çok acı varken -anlamı- bulmak güçleşiyor.

 

Eğer inanırsan, her ayak bastığın toprak kutsal, her aldığın hava mucizevi, her rüzgar bize dokunan bir el.

HER AN; BİZE BİR ÖĞRETİDİR, İÇİNDE KENDİMİZİN DE OLDUĞU.

 

Kimi zaman öğretmen, rüya olur, kimi zaman, dolmuşta tartışan iki kişi, aslında sana konuşuyordur, düşen uçak yolcusunun yakınlarına dönüşür öğretmen sana anlatır da anlatır. Bazen işyerine gelir, bazen üst kata taşınır, bazen ilk denen okula uğrar, daha ziyade ne de olsa İLK’tir, çok ilk gibi unutulmazlığı üstündedir.

 

Bakarsan görürsün, dinlersen duyarsın, inanırsan hissedersin, araştırırsan bulursun, çaba sarfedersen,  her daim, denizlerin her balığ,ı sana yemsiz gelir.

 

Sen neye hazırsan, o şey de sana hazırdır, diyen söz gibi, öğrenme an’larımız kutlu olsun.

 

Tüm yazıdan anlaşılacağı üzere, kaybedilenlerin ardından ticarete dönüşmüş günlerin avcısı olmak istemiyorum onları kovalayan.

 

Av da olmak istemiyorum.

 

An olmak istiyorum, külliyen anlam olan.

 

Kaybedilmemiş, yitirilmemiş, güzellikle yaşayan insanlar günümüz, sonsuzca kutlu olsun.

 

O günlerin, insanları olmak üzere.

 

Sevgiler

Şükran Aydın

24.11.2017 19:54

 

Kutlama Günleri Hakkında Siz Ne Düşünüyorsunuz?

 

Düşünmekle kalmayıp, kutlama günlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Birçokları karşı olduğunu söyleyip, bir yandan da iştirak ediyor sürece. İkilem, insanın kılıcı gibi hep başında, kılıcı kırabilenler kimler?. Kılıçla kesilenler kimler?

 

Türkiye’de ve dünyada kutlanılan günlerden en değişik, tuhaf gelen gün hangisi?

 

Aşağıdaki yoruma düşünce ve uygulamalarınızı yazarsanız sevinirim. Teşekkür ederim.

Yazar

İlgili Yazılar

Yorum Ekle