Dünya Emekçi Kadınlar Yok Edilirken Günü Var

Sending
User Review
0 (0 votes)

Dünya Emekçi Kadınlar Yok Edilirken Günü Var

Dünya Emekçi Kadınlar Yok Edilirken Günü Var

gun-dunya-emekci-kadinlar-gunu-nehissettinseo-25-e1615130713424 Dünya Emekçi Kadınlar Yok Edilirken Günü Var Gün

Kaybedilen Her Şeyin Günü Var

 

Herkes ya da hepimiz, ruh sağlığı, ruh sağlığı, vicdan ve ahlak sağlığı, eğitim ve kültür sağlığı, beden sağlığı, kişilik ve karakter sağlığı gelişkin insan evladı yetiştirebileceğimize güvenmiyorsak ve başaramayacaksak lütfen, kadın ve erkekler olarak çocuk yapmayalım.

 

Herkes her işi en iyi yapamaz değil mi sonuçta? Herkes öğretmen, tamirci, peynirci, madenci, çöpçü, pilot, yazar,… olamıyor ama herkes çocuk yapabiliyor.

 

2020 yılında öldürülen 300 kadının 97’si evli olduğu erkek, 54’ü birlikte olduğu erkek, 38’i tanıdık birisi, 21’i eskiden evli olduğu erkek, 18’i oğlu, 17’si babası, 16’sı akraba, 8’i eskiden birlikte olduğu erkek, 5’i kardeşi, 3’ü tanımadığı birisi tarafından öldürüldü. 23 kadının ölümüne sebep olan kişilerin yakınlık durumu tespit edilemedi.”( Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu)

2008   80

2009 109

2010 180

2011 121

2012 210

2013 237

2014 294

2015 303

2016 328

2017 409

2018 440

2019 474

2020 300

 

2008-2020 yılları arasında toplam 3.485 kadın öldürülmüş.

 

Alt alta yazınca üzerinde her türlü açıdan grafiği analizi çıkarılabilecek bir sayı oyunu gibi duruyor.

 

Hepsini bir anne ile bir baba doğurdu yani bir erkekle bir kadın, erkekliğin ve kadınlığın ne olduğunu bilen iki canlı, öldürülen kadınların hepsi bebek, hepsi şipşirin bir kız çocuğu idi. Ailesinin emek verdiği, özendiği, o kız çocukları çocuk ergen genç ve kadın oldular, sevmek ve sevilmek istediler, en çok da sevdikleri ve sevildikleri insanlar tarafından öldürüldüler.

 

Öldüren sevgi olmaz.

 

Yukarıdaki sayılar yaşanırken Ay’a gidilmiş, Mars’a yolculuk hazırlıkları bile var. Ancak her dinin söylediği gibi “insan öldürmek en büyük günah” bilgisine erişilmemiş, o bilgi kalplerimize girmemiş. Her din “kul hakkını” önemsiyor. Öldürmeye teşebbüs ettiğimiz kişinin yaşama hakkının, kul hakkı olduğu ve ödenemez, affı olmayan bir suç olduğu korkusu üzerimize sinmemiş.

 

Bir yandan 3 çocuk 5 yaş yapın emri, bir yandan bu emri yerine getiren insan yetiştirmede acemi bir topluluk, bir yanda aileler elinde telef olan çocuklar, bir yandan sevmeyi sevilmeyi bilmeden yapılan evlilik yolculukları, bir yandan yasak ilişkiler, bir yandan artan boşanmalar en çok da çocuklara yazık olunan boşanmalar, bir yandan ekonomik gayri safi yurt içi hasıladan ,milli gelirden eşit paylanamama ve televizyonun geliştiren, ruhu besleyen, yol gösteren değil, sürekli amerikanın şiddetini ülkemize taşıyan görüntü ve replikleri yukarıdaki sayıların arkasında neler var gösteriyor.

gun-dunya-emekci-kadinlar-gunu-nehissettinseo-22-e1615130808115 Dünya Emekçi Kadınlar Yok Edilirken Günü Var Gün

Dünya Emekçi Kadınlar Günü, reklam yapma isteği ve parası olanların, pozitif ayrımcılığın moda olduğu bu çağda, örneğin Dardanel Ton markası gibi,”2217 çalışandan 1485’i kadın derken, o 732 erkek çalışanı ötekileştirmedi mi? Yok saymadı mı? 35 ülkeye ihraç yapanlar kadın diyor bir de reklamda, sanırsın bu 1485 kadının hepsi, 2.651 TL (açlık sınırı), 3.222 TL(yoksulluk sınırı) ,8.638 TL (yaşama maliyeti) (*) ve üzeri maaş mı alıyorlar ? İnsan merak ediyor.

 

Bir zamanlar gelecek, Dünya Emekçi Erkekler Gününü de korkarım kutlanacak. O zaman ki modaya göre yukarıdaki reklam cümlesindeki erkek ve kadınların yeri değişecek. Reklamı bir de içinizden böyle izleyin, nasıl itici olduğunu fark edeceksiniz.

 

İnsanoğlu ileri matematik, uzay matematiği, tanrı maddesi, ruh maddesi ve icat edilebileceklerinden ne varsa icat etti de, hala kadın erkek eşitliğini bulamadı, bilemedi, icat edemedi.

 

Dünya Emekçi Kadınlar Günü, hediyelik eşya satıcılarının, altıncıların, gümüşçülerin, pırlantacıların, çiçekçilerin ve dahası tüm satışlarına katkı sunmak isteyen ticari firmaların satış yap geliri artır amaçlı ve dahi diğer kişi, kuruluş ve organizasyonların, bugünü vesile ederek söylemek ve yapmak istediklerini (kendilerini öne çıkarmak) gerçekleştirme günü de değildir.

 

İki yeni doğmuş bebek, biri kız biri erkek, ikisi de acıkıyor, ikisinin de bakıma, ilgiye, sevgiye ve ihtiyaçlarının karşılanıp, yetiştirilmeye ihtiyacı var. Birini birinden ayırıp, birine süt verip birini aç bırakıp ya da birine sadece su verir misin?

Olmaz dersin, onlar bebek.

İşte öldürülen kadınlar da o bebekler ve öldürerek geriye kalan hayatlarını da öldürenler de o bebekler.

 

Birbirlerimize hep bir bebeğe bakar gibi narin, özenli, sevgili, saygılı yaklaşmalıyız, böyle olmayanlardan uzaklaşmalıyız.

 

Hiçbir şey yoktan var olmaz, var olan hiçbir şey yok olmaz. Bu kadar kiri dönüştürmeliyiz. Sevgisizliğimizi, görgüsüzlüğümüzü, acımasızlığımızı, bilgisizliğimizi, tahammülsüzlüğümüzü, öz saygısızlığımızı, kendimize olan güvensizliğimizi, iletişimsizliğimizi, düşüncesizliğimizi, özensizliğimizi, tembelliğimizi, aç gözlülüğümüzü, sabırsızlığımızı, araştırmayışımızı, çabuk kandırılışımızı fark edip, böceğe değil insana doğru dönüştürmeliyiz kendimizi.

 

Dön lütfen dön! Yaratılmışların en şereflisi insan denen özüne.

 

Şükran Aydın

07.03.2021 14:50

 

Kaybedilen her şeyin günü var

07.03.2020

 

Başlar Mısın Başlayalım Mı?


“Biz kadınları hiç sevmedik!

Saçlarını sevdik, hele bir de sarışınsa daha çok sevdik.
Ağızlarını sevdik, hele bir de şehvetli ve dolgun ise daha çok sevdik.
Göğüslerini sevdik…
Bacaklarını sevdik, hele bir de sütun gibiyse bayıldık.
Kalçalarını sevdik…
Gerçekten güzel vücutlu ve “çıtırsa” daha çok sevdik…

Yolda, arabada, televizyonda, internette onlara hep “baktık”.
Her yerlerine iyice ve dikkatle baktık.
Pek iyi görememiş olacağız ki bir daha baktık.
Bir daha ve bir daha…
Kadınların her yerlerine baktık, ama gözlerine ya hiç bakmadık, ya da baktığımızda çok geç olmuştu.

Biz kadınlara çok dokunduk! Onlar istese de istemese de dokunduk.
Son yıllarda dini motiflerden güç bulanlarımız oldu.
Eh! Yozlaşan toplum ve geç gelen hatta hiç gelmeyen adalet olunca da 13-14 yaşındaki çocuklara bile dokunmaya başladık! Sapık damgası yemeyi göze alanlar bile şaşırdı ,çünkü sapık diye haykıran ne kadar azdı!

Kadınlara dokunmada dünya sıralamasında üst yerlere geldik.2009 itibariyle rakamlar oldukça “umut verici!!! “

%40 ını sürekli dövdük.
%45 ine duygusal şiddet uyguladık. (küfür, hakaret, küçük düşürme) .
%16 sına zorla sahip olduk. (ve olmaya devam ediyoruz).

Tüm bunlara maruz kalan her 3 kadından biri intihara kalkıştı, ama biz hiç oralı olmadık. (hem bize ne değil mi? Fener ya da Cimbom maç kaybedince çok üzüldük, ama kadınlar söz konusu olunca pek oralı olmadık).

%9 una daha masum birer çocukken bile dokunduk!…

Ama onlar hep sustular. Çünkü konuşsalar kimse inanmazdı. “kim bilir neler yaptın ki sana tacizde ya da tecavüzde bulundu, amcan ya da komşun” bu da sana ders olsun! türünden tepkiler görecekti.

Ama bu ders o kadar acıdır ki, biz erkekler bilemeyiz. Bizlere sorduklarında, %25 imiz “bazı durumlarda kadın dövülür” demeyi doğal bir şey gibi dile getirdik. İslami öğreti yalanları ile kadınları, kız çocuklarını bizlerin kölesi yapmaya başladık ve bu çabalar sonuçlarını vermeye başladı. Artık kadınlar o bildiğiniz kadınlar değil! .

%51’i erkekler ile tartışmayı bile “saygısızlık” sanıyor artık. %36’sı kendisi para kazansa bile parasını nasıl harcayacağına karar veremeyeceğine inanmış ya da inanmak zorunda kalmış. %52’si “erkek kadından sorumludur” diyecek kadar kadınlığını unutmuş ya da unutturulmuş. %49’u “erkek ne zaman isterse bana sahip olabilir ,benim itiraz hakkım olamaz” diyecek konuma gelmiş ya da getirilmiş!

Hâl böyleyken kabul edelim, biz kadınları kullanmayı çok sevdik. !Evde, işte, siyasette, okulda, kısacası her yerde…

Parti kongrelerinde sözde liderler konuşurken, arka fonda 3-4 kadın vardı hep. Onlardan vitrin yaptık, imaj yaptık. Başörtülü, normal türbanlı, modern türbanlı ve türbansız…

Parti çalışmalarında, kapı kapı dolaşanlar hep kadınlardı. Koşturan ve çabalayan hep kadınlardı. Miting olduğu zaman onları ön sıralara toplayıp, karanfiller attık üzerlerine ve iki lafın birinde anam, bacım edebiyatı yaptık, ama “ananıda al git” demek bize daha çok yakıştı!

“Cennet anaların ayakları altında” diye diye büyütüldük ama anaları hep ayaklarımız altında çiğnedik, ezdik, tepikledik…

14 Şubat sevgililer günü ya da anneler gününde birkaç saat ara verdik, ama sonra yine ezmeye devam ettik.

İş verirken bile onları hep düşündük! İş yerinde gözümüz gönlümüz açılsın ya da malum niyetler ile bayan eleman aranıyor ilanı vermeyi çok sevdik.

Bu ülkede kadın olmanın ne kadar zor olduğunu biz erkekler bilemeyiz. Çünkü artık konuşmuyorlar, konuşamıyorlar, konuşturulmuyorlar.

Dini sömüren ve kullanan karanlık zihniyet, kendi kadınlarını yetiştiriyor. Susan, itaat eden ve kaybolmuş kadınlar… Kızlar… Hatta çocuklar… Arada vizyon ya da imaj için ortaya “sürülen” kadınlara bakmayın siz, onlar da biliyor “kullanıldıklarını” ama artık düzen kurulmuş.

Bu ülkenin kurucusu Atatürk, 1930’lu yıllarda Türk kadınına dünyadaki birçok çağdaş ülkeden önceden hak ettiği hakları verdiğinde umutlanmıştık. Çünkü o Atatürk’tü ve Kurtuluş Savaşında bebeğinin kundağında mermi taşıyan anayı ya da cephede erkeği ile göğüs göğüse savaşan bacısını unutmamıştı. İhanet edemezdi ve etmemişti de. Ama biz ihanet ettik! “Türkiye nereye gidiyor?” diye soruyor herkes birbirine.

Oysa cevap ne kadar da açık değil mi? Türkiye hızla ve şevkle karanlığa !gidiyor. Hatta koşuyor…

Çünkü kadın yok oluyor, yok ediliyor…
Benim annem, kız kardeşim, sevgili kızım yok oluyor…

Kadını yok olan ülkenin gideceği yol bellidir. Karanlık ve onursuz bir gelecek…

Bu işi planlı yürütenler, İslami motifler ya da örnekler ile kadının ikinci sınıf konuma gelmesini doğal karşılamamızı bekliyorlar. Bu işe Kuran-ı Kerim’i ortak koşmaları ne acı… Mesela miras hukuku; erkek çocuğa 2 pay, kız çocuğa 1 pay ya da kadının erkeğe itaat etmesini empoze eden garip ayet ya da sureler… Belli ki burada büyük bir istismar var. Çünkü, Tanrı’nın kendi yarattığını aşağılaması söz konusu bile olamaz değil mi? Kuran’ı kendi amaçları için yorumlayanlar, kadını ikinci plana atmayı çok seviyor olabilir, ama biz hiç sevmedik.

Lütfen artık kadınlara beyinleriniz! ve gözlerinizle! bakmaya başlayın.”

Yıldırım Türker

08.03.2019 14:30

 

gun-dunya-emekci-kadinlar-gunu-nehissettinseo-23-e1615131233473 Dünya Emekçi Kadınlar Yok Edilirken Günü Var Gün

Dünya Emekçi Kadınlar Günü Diye Koparılan Çiçekler

Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde hastanede olmam nedeniyle çiçek verildi.

Hastaneler ve dahi her kurum ve kişi, personelini, enerjisini, parasını dolayısıyla hastanın parasını, böyle harcamamalı.

 

Almak istemedim.
Ama vermek istediğim atık toplayıcısı var.
Onun bir an mutluluğu için aldım, ona vermek için.

08.03.2018 14:08 

gun-dunya-emekci-kadinlar-gunu-nehissettinseo-26 Dünya Emekçi Kadınlar Yok Edilirken Günü Var Gün

Ritsos’a Aşık Kadınlar Günü Olsun Bugün 

“Kadınlar

Kadınlar çok uzakta. “İyi geceler” kokar çarşafları.
Masaya ekmek koyarlar yokluklarını hissetmeyelim diye.
Sonra anlarız suçun bizde olduğunu. Sandalyeden kalkıp
“Bugün çok yoruldun,” deriz ya da “Boş ver, lambayı ben yakarım.”

Kibriti çaktığımızda, o yavaşça döner ve tarifsiz
bir dikkatle mutfağa yönelir. Sırtı nice ölülerle,
kamburlaşmış, hüzünlü bir tepe-aileden ölüler,
onun ölüleri, senin kendi ölümün.

Adımlarının gıcırtısını duyarsın eski döşemede,
bulaşık telindeki tabakların ağlayışını duyarsın
sonra da treni, askerleri cepheye götüren.”

Yannis Ritsos

Çeviren : Cevat Çapan

08.03.2018 12:07 

 

Ey İnsan Kadın Birinci Varlığın

Çünkü o bedenin içindeyiz

Özür mü dilemeliyiz?

 

08.03.2018 10:00

 

Yerin Yüzü Kan Ağlıyor

Yerin yüzü/nde

Bi dünya insanlar ve canlılar gününe erişemedik

08.03.2018 09:53

 

İnsanlığımızın Başı Sağ Olsun

İyi ve kaybedilmiş her şeyin günü var

Kadınlar günü gibi mesela

İnsanlığımız sağ olsun

08.03.2018 09:00

 

gun-dunya-emekci-kadinlar-gunu-nehissettinseo-24-e1615131438484 Dünya Emekçi Kadınlar Yok Edilirken Günü Var Gün

Dünya Emekçi Kadınlar Günü gerekçesiyle tarafıma mesaj atılmamasını özellikle rica ederim.

 

Heyhat!

Annelerin değerinin bilinmediği zamanda, kadınların değerini anlamak, aramak hele ki TV ekranlarında – bu boşluğa müziği bırakalım yayılsın-.

07.03.2018

 

 

İnsan günü yeterli.

O da zaten her gün her an.

07.03.2016 22:00

 

 

Diğer Kutlama Günlerine İlişkin Yazılarım

https://nehissettinseo.com/gun

 

 

Dünya Emekçi Kadınlar Günü ve Sizin Düşünceleriniz?

Aşağıdaki yoruma yazarsanız, düşünceleriniz sizden bize ve çoklara ulaşır. Teşekkür ederim.

 

 

Bu Yazıyı Paylaşır mısınız?

Her değerli içerik okunmak ister.Bu ileti içeriğini değerli bulduysanız paylaşır mısınız? Teşekkür ederim.

 

Sayfa 07.03.2021 tarihinde güncellenmiştir.

Yazar

İlgili Yazılar

Yorum Ekle