Facebook Algoritmaları Götürmesin Bizi

Gönerdiliyor
Kullanıcı Oyları
0 (0 Oylar)

Facebook Algoritmaları Götürmesin Bizi

 

Biliyorsunuz, biz çok önemliyiz, her birimizden yerin yüzünde birer tane var, bu nedenle eşsiziz, gel gör ki algoritmalar korkunç, işte bu yazım, facebook algoritmaları götürmesin bizi diyedir.

 

Öyle mutsuzlandım ki bilemezsiniz, bildirmek istiyorum.

 

Her şey, “Unutmayın yarın yeni Facebook kuralı başlıyor fotoğraflarınızın kullanabileceği şekilde.
Son teslim tarihinin bugün olduğunu unutmayın!!! Hakkınızda açılan davalarda kullanılabilir.
Paylaştığın her şey bugünden itibaren herkese açık, silinen mesajlar bile. Basit bir kopya ve post hiçbir şeye mal olmaz, üzgün olmaktansa güvende olur.

Facebook’a veya Facebook ile ilgili herhangi bir kuruluşun geçmişten ve gelecekten fotoğraflarımı, bilgilerimi, mesajlarımı veya gönderilerimi kullanmasına izin vermiyorum.

Bu açıklamayla Facebook’a bu profil ve / veya içeriğine göre bana karşı başka bir eylemi açıklamanın, kopyalamanın, yaymanın veya yapmanın kesinlikle yasak olduğunu bildiriyorum. Bu profilin içeriği gizli ve gizli bilgilerdir. Özel hayatımın ihlalleri kanunla cezalandırılabilir.

NOT: Facebook artık kamu birimi. Tüm üyeler böyle bir not atmalı.

İsterseniz bu sürümü kopyalayıp yapıştırabilirsiniz. Açıklamayı en az bir kez yayınlamazsanız, fotoğraflarınızın ve profil durum güncellemelerinizde yer alan bilgilerin yanı sıra sessizce kullanıma izin vereceksiniz. Paylaş değil kopyala ve yapıştır.” bu mesajı görmemle başladı.

 

Oturdum düşündüm. Yıl 2016’da yazdım;

Si Ay Ee Bu Hesaplara Bakıyormuş, başlığıyla,

Böyle bir metin (lütfen artık yaymayın) sizi hiçbir şeyden kurtarmaz içerikleriniz bilerek eğri ise.

Bunca avukat var sorun bi hele, diye.

18.07.2016 19:24

 

Ekine de, Cem Yılmaz’ın, CIA senin kötü boklu facebook fotoğraflarını ne yapsın dediği, espriyle, hicivle ayıltma amaçlı videosunu da ekleyerek. Yazıyı okumayı bitirince, izlersiniz. https://www.youtube.com/watch?v=BHyqhWkbnfo

 

 

Facebook Algoritmaları Götürmesin Bizi

Yaşam koçluğu eğitimi aldığım zaman, gözlerim duymaya, kulaklarım da görmeye başladı.

Bu size tuhaf ve anomali olarak gelebilir. Beni hiç görmeden, sırf yazdıklarım, konuşmalarım, tavırlarım ve tutumlarımı dikkate alarak, evlilik teklifinde bulunan kişiye şunu sormuştum, nasıl cesaret ediyorsun, ben çirkin ve senin arzu edebileceğin hiçbir iyi fiziki koşullara haiz olmayabilirim, sesim çok etkileyici olsa da? O da demişti ki, ben tanıdım seni, yetiyor, benim bir tek anomaliye tahammülüm yok. İlk defa duyduğum o kelimeyi sormuştum ne demek diye, örneğin altı parmaklı olmak bir anomalidir demişti. Kendisi, bir kadın doğum doktoru idi, sanırım anomali doğan çocuklar çok etkilemişti.

 

Efendim, o günden beri, duyan gözlerime, gören kulaklarıma, anomali olan şeylerle olmayan şeylerin farkını eklemek de, eklendi.

 

Şimdi, belki sizin de paylaştığınız, görüp de kenarından köşesinden endişeye kapılıp, acaba olabilir mi lan, dediğiniz yazının bazı yerlerine bakalım mı anomali var mı diye?

 

“Unutmayın yarın yeni Facebook kuralı başlıyor” nasıl da buyurgan, emirgen, aklından çıkmasın diye zorlayan, yarın diyor, bitmeyen bir yarından bahsediyor, her o mesajı gönderen, o yarını yakalamaya çalışıyor, kimse de o yarın ne zamandı diye sormuyor, böylece bitimsiz yarınlı yıllarca aynı mesaj döne döne paylaşılıyor.

 

“Hakkınızda açılan davalarda kullanılabilir.” korkutmaya devam ederken, “Özel hayatımın ihlalleri kanunla cezalandırılabilir, Facebook’a veya Facebook ile ilgili herhangi bir kuruluşun geçmişten ve gelecekten fotoğraflarımı, bilgilerimi, mesajlarımı veya gönderilerimi kullanmasına izin vermiyorum.” diyerek bize güç, yetki, cesaret veriyor, hayatta sanki her şey biz izin veriyoruz diye oluyor. Ara gaz ver der, direksiyon hocaları, direksiyon dersi verirken acemi şoför adaylarına. 

“Facebook artık kamu birimi. Tüm üyeler böyle bir not atmalı.”, hangi ülkenin kamu birimi? Kamu olunca korkmalı mıyız, kamu olunca ne oluyor? O tüm üyeler kim, biz durduk yere hatta hiç durmadık yere, neyin üyesi olarak adlandırılıyoruz? Adınız terör örgütüne karıştı, sizi kurtaracağız, çöp kutusuna paranızı bırakın, diyerek dolandırılan milyar dolarlık servete sahip, toplumun önderleri de böyle kandırılmadı mı?

 

“Açıklamayı en az bir kez yayınlamazsanız, fotoğraflarınızın ve profil durum güncellemelerinizde yer alan bilgilerin yanı sıra sessizce kullanıma izin vereceksiniz. Paylaş değil kopyala ve yapıştır” yine buyurgan, emirgen ve tehditkar, paylaşma, çünkü paylaş yaparsan, mesajın ilk kökü çok çabuk anlaşılır, ama kopyala yapıştırma yaparsan bir de alışkanlığın olmadığı üzere iletiyi aldığın kaynağı da yazmayıp, kopyalama yapınca, kocaman bilgi-zeka-korunma mesajını sen yazmışsın gibi oluyorsun, sana inanan, güvenen insanlar da, Aaaa bu böyle diyorsa, biliyordur, boşa yazmaz deyip, zincirleme kazaya ekleni ekleniveriyor.

 

Siz de mutsuzlandınız mı böyle okuyunca, düşününce?

 

Ne var ki mutsuzluğuma eklenen bitmiyor, eklenen eklenene.

 

 

farket-facebook-algoritmalri-goturmesin-bizi-nehissettinseo-2-e1596889579765 Facebook Algoritmaları Götürmesin Bizi Farket

Facebook Algoritmaları Götürmesin Bizi

“Facebook’un yeni algoritması paylaşımlarınızı görecek aynı kişileri seçiyor -25 civarında-. Bu engeli aşmak için aşağıda söyleneni yapıyorum. Buna göre, Parmağınızı bu yazının üzerinde tutun ve kopyalaya tıklayın. Sayfanızdaki “ne düşünüyorsun?” kısmına gidin. Boş alanda parmağınızı bir yere dokunun, tıklayıp bu yazıyı yapıştırın. Sistemi bozacaktır bu. Yazıyı okuyan arkadaşlar küçük bir bir yorum eklerlerse sevinirim.”

 

Bunun için de, yıl 2018’de yazdım;

Facebook, algoritmasını niye yayınlasın? (Böyle bi yazı dolaşıyor)

Facebook’un algoritmasını anlayıp, çözüp, tedbir alacak kişi, niye facebook’ta zaman öldürsün?

Hele bi düşün!
Ne cevap çıktı içinden?

Algı Yönetimi diye bir sayfa var, bu tarz mesajlar nasıl, kimlerin, ne konularla sevk ve idare edilebilir olduğunu ölçmeye…felan filan olduğunu anlatır.

Dolap dönerken, ses çıkar muhakkak.

Duymak ya da duymamak sana kalmış.

02.02.2018 19:20

 

Şimdi, bu metni de beraber okuyalım mı?

 

“Facebook’un yeni algoritması”, facebook’un eski algoritmasını adımızı bilir gibi biliyoruz, bazen sarhoş ya da dalgın olduğumuzda adımızı unutuyorsak bile, bunu biliyoruz. Pohpohtan kimse ölmemiş diye düşünülmüş olmalı.

 

“Paylaşımlarınzı görecek aynı kişileri seçiyor -25 civarında-. Bu engeli aşmak için aşağıda söyleneni yapıyorum.” eğer facebook’a 1 dakika önce katılmadı isek çoğunluğumuzun arkadaş listesi 25’in altında değildir, ancak metin bize, 25’in altında bir sayının bizi görmesi endişeni zerk ediyor, damarlar önce sertleşiyor, yanıyor, bu engeli dağıtmak için ovalamak gerekiyor çokça, nerde çokluk orda çokluktan geri kalma, senin neyin eksik diyor.

 

“Paylaşma, kopyala”, kısmına yukarıda değinmiştim, aklında canlandırarak devam edelim mi?

 

Sistemi bozacaktır”, büyük abiyi yenme duygusuyla ödülümüzü koltuğumuzun altına sıkıştırıyor görünmeyen eller. Kollar bu pozisyonda kapanmayınca, parmakları hareket ettiriyoruz, bizi görmeyen, duymayan, alkışlamayan, okumayan, emotion koymayan kalmasın diye kocaman bir çığlık attığımızın farkında bile olmadan.

 

 

farket-facebook-algoritmalri-goturmesin-bizi-nehissettinseo-e1596889521784 Facebook Algoritmaları Götürmesin Bizi Farket

Facebook Algoritmaları Götürmesin Bizi

Yıl oldu 2020, ben yine bu konularda düşünürken, mutsuzlanırken, muhteşem bir ileti düştü; “

GÜNAYDINN 😎 Facebook’ta 5000 Arkadaşın da Olsa Sen 25 Tanesini Görüyormuşsun Bu Yüzden Bu Test Paylaşımı Falan Değil Geri Kalan 4975 Tanesi Kahvaltı Yapıyor Geziyor Tozuyor Sevişiyor Dağ Bayır Dolaşıyor Kendi Hayatı ile Uğraşıyor Whatsaptan Yazışıyorlar Instagramda Story Atıyorlar Kısaca Sen Görsen de Görmesen de Umurlarında Değilsin He Bunu Paylaşmana da Gerek Yok 😜😀😜😀😜😀😜😀

Serkan Demirel (08.08.2020 09:46)

 

Ben de cevaben yazdım, katıldım, 0, 4975 kişi olmak ne güzel, diye.

 

 

Facebook Algoritmaları Götürmesin Bizi

Son üzüntümü söyliyeyim, tüm yıllar içinde, hemen hemen paylaşan tüm profillerin kişilikleri, gözlerimin önünden geçti. Yukarıdaki buyurgan, kopyala yapıştır iletilerini paylaşanlar, bir çok farklı yönüyle takdir ettiğim kişilerden de oluşuyordu, gerçek hayattan kendilerini ve akılları ile kariyerlerinin zirvesinde olan/olmuş olan.

 

Sadece bir tanesini yazacağım, uluslararası büyük bir şirkette, holding dersem belki daha da varlığının kuvveti anlaşılır, o kurumu denetleyen birisi, o, kurumun işlerinin temiz mi kirli mi, doğru mu eğri mi, gerçek mi yalan mı olduğunu denetleyip, karar veriyor, kocaman bir ekibin başı olarak.

 

Sonuç; hepimiz aynı insanız, yıl 2001’den beri dediğim gibi.

 

Hepimiz, hepimize salt ve önce bir tanecik insan olarak bakalım, diğer özellikleri bizi yanıltmasın, korkutmasın da durduk yere baş eğdirmesin de.

 

Algoritmalar bitmez, sevme ve sevilmenin algoritmasını tutturmaya çalışalım.

Ve, o sevmek ve sevilmek, görmek görülmek istediğimiz 25 kişi olmasın.

Bizim gibi biricik olsun.

 

Sevgiler

 

Şükran Aydın

08.08.2020 10:31

Düsturlarım

 

 

Diğer Farket Yazıları

https://nehissettinseo.com/farket/

 

 

Facebook Algoritmaları Hakkında Siz Ne Düşünüyorsunuz?

Aşağıdaki yoruma yazarsanız sevinirim. Teşekkür ederim.

 

 

Paylaşır mısınız?

Kopyalama, yapıştırma, korkma, incinme, incitme, sev ve sevil ve de bu linki paylaşır mısınız desem olur mu bilemedim şimdi. 🙂 Teşekkür ederim.

 

 

Bu sayfa 08.08.2020 tarihinde güncellenmiştir.

Yazar

İlgili Yazılar

2 Yorumlar

  1. Taner Ertunc

Yorum Ekle